TRT-2 Stüdyo İstanbul Programı

Milliyet 01/2016

CNNTÜRK 01/2016

Cumhuriyet Gazetesi 10/2014

Cumhuriyet Gazetesi 08/2014

NTV 01/2014

TRT Belgeseli

Atlas Dergisi

Zete Dergisi

Zete Dergisi

İTÜ Radyosu 67 Yasinda

Popüler Tarih Dergisi

Türkiye Spor Gazetesi

Varlık Dergisi

20. Asır

Akşam Gazetesi

Vatan Gazetesi

TRT2 Stüdyo İstanbul Programı

Express Dergisi

İstanbul Kültür Sanat Haritası

Star Gazetesi

Hürriyet Gazetesi

Milliyet Gazetesi

Cumhuriyet Gazetesi

Optimum

Dünya Gazetesi

ITÜ Vakfı Dergisi

TRT-2 Stüdyo İstanbul Programının 7 Aralık 95 Cuma günü yayınlanan Programında İTÜ Radyosu hakkında okunan metin
Yazan:Sunay Akın

    İstasyon düğmesini bir geminin dümeni gibi çevirip radyo dalgaları arasında kaybolmak... Şarkılar, türküler, skeçler, radyo tiyatrolarıyla doldurmak seyir defterini... Günümüzde ne yazık ki, eskisi gibi çıkılmıyor böylesi bir yolculuğa. Radyonun üzerinde yazılı kent adlarının görüntüleri televizyon denilen kutunun içinde yer alınca bir zamanlar bütün aileyi etrafında toplayan radyo kullanılmayan bir iskeleye dönüştü.
     Ama açılan özel radyo kanallarıyla, bu sesli kutu eski parlak günlerini az da olsa yaşamaktadır. Radyo kanallarının çoğalmasıyla 50 yıl öncesinden akmaya başlayan bir kanalın berraklığı da ortaya çıktı: İstanbul Teknik Üniversitesi Radyosu.
     1945 yılında yayına başlayan radyo ülkemizin ilk üniversite radyosudur. Prof. Dr. Adnan Ataman ve Prof. Dr. Mustafa Santur hocaların önderliğinde kurulan radyo daha ilk günlerinde başarıya doğru yelken açmış ve Varlık dergisinden şu eleştiriyi almıştır:
     "Bu istasyonu idare edenlerin ellerinde mahdut sayıda plaktan mürekkep bir diskotekten başka bir şey yok. Fakat bu plaklarla o kadar güzel konserler tertip ediyorlar ki, bir çok aydının evlerinde bu istasyon İstanbul Radyosunun yerini almaya muvaffak olmuştur.
     İTÜ Radyosu, haftalık yayın programını postaladığı dinleyicileriyle mektuplardan oluşan sıcak bir dostluk köprüsü kurar... Örneğin, Ortaköy kahvecisi Hüseyin Köroğlu ve arkadaşları imzası taşıyan bir mektupta duygular şöyle dile getirilir: "Pazar günü dinlediğimiz oyun havaları eski günleri bize hatırlattı. Oyun havalarını dinlemek fırsatını bizlere imkan dahilinde dinletirseniz, bizleri ihya edersiniz"
     Radyo, başarı grafiğini yükselttikçe gelen mektupların sayısı da artar... Cafer Tanığ adlı dinleyicinin 1954 yılında "Beykoz serviburnu mahallinde oturmaktayım. Evim bir tepe üzerinde ve antenimiz takriben on metre..." sözleriyle başlayan mektubunun hemen ardından Diyarbakırlı bir dinleyicinin mektubu şu sözlerle biter: "Beethoven ın 9 nolu korel senfonisini de ayrıca rica etmeden geçemiyoruz".
     Son derece kısıtlı bir ortamda yayına başlayan İTÜ Radyosunun başarı sınırını çizmek üzere Şevket Rado nun 1953 yılında Akşam gazetesinde çıkan yazısından bir bölüm okuyalım:"Şimdiye kadar gelen mektuplar, Teknik Üniversite Radyosu nun Avustralya, Yeni Zelanda, İsveç, Norveç, İngiltere ve Avusturya dan zaman zaman çok temiz işitildiği öğrenilmistir. Bu mektuplarda ekseriyetle Teknik Üniversite radyosu programlarının dünyadaki en mükemmel radyo istasyonlarını aratmayacak bir tarzda olduğu bildirilmektedir ki, bu haksız bir takdir de değildir. "...
     50. yılını dolduran İTÜ Radyosu yeniden yapılanma sonucu teknik kapasitesini güçlendirerek FM 95.0 MHz den ve Kablolu TV Sistemindeki Radyo Kanallarından Stereo Klasik Müzik yayınlarını sürdürmektedir.
Çoksesli müzik yayınlarının eğitsel ve kültürel işlevinden hiçbir taviz vermeyen İTÜ Radyosu limanındaki gemi sizleri bekliyor. Radyo dalgaları arasında daha güzel bir dünyaya doğru rota çizen geminin çalışanları 50 yıl öncesindeki gibi öğrencilerden oluşuyor.
     Radyonun 50 yıllık yayın geçmişi dalgaların kıyıya vurduğu bir deniz kabuğunun sedefi gibi parıldamakta, göz kamaştırmaktadır!..